ToplumYüzleşme ?

İnkarın Kıskacındaki Gerçeklik

Yirminci yüzyılda verildi işbu kavga
Karanlıkla güneş orasında
Kelepçelerle bilek
Tırpanla çiçek arasında
– Kemal Burkay

Çoğu insanın psikolojik olarak yıprandığı ve genelde mücadeleden kaçındığı fobileriyle yüzleşmesi pek mümkün olamayan bir durumdur. Herhangi bir nesneden, durumdan ya da geçmişin tozlu raflarında kalmış ancak ruhsal durumumuzu derinden etkileyen birtakım meseleler ile yüzleşmek neredeyse imkânsızdır. Ancak şunu da biliriz ki eğer bu problemleri kabul edip üzerine yürürsek ve mücadelenin sonunda galip olan biz olursak o zaman farklı bir hayatın mümkün olacağını göreceğiz. Yüzleşme kavramına daha geniş bir perspektiften bakıldığında, geçmişten bu yana üzeri örtülmüş ve mücadeleden kaçınılmış bütün olaylarla yüzleşmenin de tıpkı bireyin psikolojik sorunları ile yüzleşmesine benzer bir süreç içerdiği görülecektir. Hele ki siyasal ve toplumsal gibi büyülü sözleri içeren “derin” bir meseleyse…

İnsanın en büyük korkularından biri gerçekliğin çıplak görüntüsüdür. Bireyin kendisine fayda sağlayacak şeylerin olumsuz sonuçlarını başkalarının üzerinde görmesi ve bunun yarattığı pişmanlıkla karışık suçluluk duygusu, yaşayabileceği en kötü anlardan biri olmalıdır. İnsanlığın tecrübe ettiği ve onu derinden sarsan bütün olayların sonucunda genelde iki yol tercih edilmiştir: Ya yola devam edilmiştir ya da kanayan yaranın üzerine… Demokratik bir toplumun tesisi birçok eşikten geçtiği gibi bu iki tercihin de demokrasinin mümkün kılınmasında önemli payı inkâr edilemez bir gerçektir. Öyle ki dünya savaş tarihinin en kanlı dönemi olan 20. yüzyılda bile onca ölümlere rağmen zor da olsa yüzleşmeler gerçekleşmiş ve demokrasinin bir gereği olarak mağdura borcu ödenmiştir. Bakış açısı bu noktaya çevrildiğinde bahsi geçen iki yolun yüzleşme kavramında ne derece önemli olduğu anlaşılacaktır. Ya yola devam edilip kötülükler ve korkular inkâr edilecek ya da suskunluğun azap veren zincirleri kırılıp gerçek kabul edilecek. İşte bu iki seçenek arasında tercih edilen yol, demokrasiye olan bakış açısını gösterir.

İster toplumsal ister bireysel olsun, yüzleşme diye bir kavramının varlığı dahi insanın düşünce anlamında bütünüyle edilgen olmadığını ve kendi tercihleri doğrultusunda da birtakım yönelimlerde bulunabileceğinin kanıtıdır. Bir erdem olarak yüzleşme tam da bununla ilgili bir durumdur. Bireyin, geçmişin acı dolu hatıralarını bir inkâr etme anlayışını terk edip barışın tesisi için ortaya koyma çabası yüzleşmenin gerçekleşebilmesinin ilk adımıdır. Yukarıda da söylediğimiz gibi bu bir tercih meselesidir ve insan bu noktada tamamen edilgen değildir. Eylemlerimiz sonucunda birtakım edimlere kavuşuruz.

Şayet bir yüzleşme gerçekleşecekse bu “rağmenlik” içeren bir mecburiyet bağlamında değil, aksine yüzleşmenin bizatihi kendisi doğru olduğu için gerçekleşmeli. Çünkü inkar edilmiş, gölgede kalmış ve hiç yaşanmamış kabul edilen katastrofik olayların bir “rağmenlik” içererek üstünkörü bir sonuca kavuşturulması bir çözüm değil, tam tersi politik ve toplumsal bir samimiyetsizlik ifadesidir. Diğer bir ifadeyle böylesine bir çözüm insani anlamda samimiyet barındırmaz. Böylesi bir çözüm anlayışı insani çerçevede, yani temel hakların bütün bireylerde tanındığı ve müreffeh toplumun tesis edildiği değerlendirildiğinde anlamlı olur. Fakat tersi bir durumda kabul edilen bir yüzleşme, samimiyetsizliğini koruması bir yana, siyasi açıdan bir pişkinlik de içermektedir. Avantajlı konumu yitirmeme, mağdurun üzerinde kurduğu psikolojik iktidarını kaybetmeme duygusunu gizleyerek yapılan samimiyetsiz her kabulleniş yüzleşme değil, bir pişkinlik halidir. Bu açıdan bakıldığında demokratik bir toplum yapısının tesisi politik ahlaki olarak gerçeği olduğu gibi kabullenerek yüzleşme ve dürüstlük gerektirir.

 

Bu yazıya referans verin: Primus Inter Pares (29 Kasım 2020), "İnkarın Kıskacındaki Gerçeklik", Nimbus, Erişim tarihi: 12 Eylül 2021, https://nimbuskultursanat.com/yuzlesme/inkarin-kiskacindaki-gerceklik/.
 
close

Selam 👋
Seni Nimbus'ta gördüğümüze çok sevindik!

Nimbus'ta yayınladığımız içerikleri düzenli aralıklarla posta kutunda görmek istersen, formu doldurabilirsin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yapın