TarihTomurcuk 🌱

Meşruiyetin Evine Dönüşü yahut Göksel Krallık’ın Çöküşü

Önceki yazımızda İsa ve halefi Pavlus’un, Roma İmparatorluğu’nun (ve dolayısıyla kapitalizm öncesi devletlerin) meşruluğunu, yeryüzündeki meşruiyet kaynağını göklere çıkararak egemenliği İsa’nın kurduğu “Göklerin Krallığı’na” dayandırdığını anlatmıştık. Bu yazıda modern devlete giden yolları döşeyen tarihsel dönemeçleri ve tarihin gördüğü en devrimci sınıfın, burjuvazinin doğuşunu inceleyeceğiz. Başta Floransalı sekreter Niccolo Machiavelli ve Jean Bodin gibi pek çok düşünür; siyaset bilimini görece daha materyalist ve dolayısıyla daha seküler bir formata oturtacaklardır.

Pride comes before a fall

Bir İrlanda atasözüdür: Çöküşten önce, kibir gelir. Kibir ise varlığın kendini en tepede hissettiği anda kendini gösterir, bir anlamda düşüş en tepeye çıktıktan sonra başlar. Kilise’nin düşüşü de kibrin gözünü kör etmesi ile başladı. Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla beraber Kilise, Avrupa’nın en büyük feodal beyliği haline gelmişti. 590’da Papa olan I. Gregorius, Batı’da Kilise’nin dünyevi iktidar üzerindeki üstünlüğüne dayalı bir Hristiyan monarşinin epey mümkün olduğunun bilincindeydi. Gregorius’un savunduğu teze göre dünyevi krallıklar, Papalık karşısında ikincil önemdeydi. Neticede her yerde krallık vardı, esas mesele Papa (dolayısıyla Tanrı) tarafından onaylanan “Hristiyan Krallık’ın” olmasıydı. 1096’ya kadar elindeki gücü korumayı başaran Kilise, Nirvana’ya Haçlı Seferleri ile ulaştı. “Haçlı seferleri ile beraber Kilise’nin dünyevi işlerden söz sahibi olduğu, sahibi olduğu söz için gerektiğinde savaşa girebileceği ve kan dökebileceği açıkça ortaya çıkmıştır.”11) Ağaoğulları, Mehmet Ali, Sokrates’ten Jakobenler’e Batı’da Siyasal Düşünceler, İstanbul: İletişim Yayınları, 2015. Aynı zamanda Haçlı Seferleri, bu seferlere katılan soyluların belli bir kısmının tasfiyesi ile sonuçlanacak ve önemli bir tabakayı oldukça zayıflatacaktır. Haçlı Seferleri, Aziz Pavlus’un temelini attığı ve bütün Papaların hayali olan, dünya üzerinde Hristiyan bir toplum kurma projesinin ete kemiğe bürünmüş haliydi. Böyle bir konjonktürde, Papalık’ın egemenlik alanı Kilise ile sınırlı olamazdı. Kilise artık bütün dünyevi iktidarların, güçlerini Hristiyanlığın amaçları doğrultusunda kullanıp kullanmadığını denetleme ve gereğini yapma yetkisine sahipti. Kısacası Kilise, Haçlı Seferleri ile tarihinde hiç olmadığı kadar güçlense de, bilinmeyen bir dinamiği harekete geçirdiğinin ve bu dinamiğin öncelikle kendisini tarumar edeceğinin farkında değildi. Haçlıların ihtiyaç duyduğu malları sağlayan İtalyan kentleri güçlenecek ve zayıflayan krallıklar karşısında özerk birer birim haline gelecektir21) Ağaoğulları, Mehmet Ali, Sokrates’ten Jakobenler’e Batı’da Siyasal Düşünceler, İstanbul: İletişim Yayınları, 2015.. Fakat siyasal tarih açısından daha mühim olan; bu yeni özerk birimler içinde, feodal tabakanın dışında kalan, piyasa ilişkilerine bağlı ve onunla güçlenen yeni bir kesimin ortaya çıkmaya hazırlanmasıdır. Sözcüğün düz anlamıyla kenterler, ya da bilinen ismi ile burjuvazi.

Floransalı Sekreter ve Meşruiyetin evine dönüşü

Niccolo Machiavelli 500 yıldan fazla bir süredir siyaset bilimi ile uğraşan herkesin, olumlu yahut olumsuz, hakkında konuşmak zorunda kaldığı Floransalı bir sekreterdir. Shakespeare onu “Machiaevil” olarak nitelese de Machiavelli pek çok siyaset bilimcinin ve siyasetçinin övgülerine mazhar olmuştur. Onun önemi, siyaseti en somut biçimde analiz eden ilk düşünür olmasından gelir. Bacon’dan önce deneysel yöntemi başlatan ve siyasete uygulayan düşünür olarak kabul edilir. Machiavelli “En iyi hükümet modeli nedir?” sorusunu önemsemez, onun için ideal bir hükümet yoktur. Bu nedenle teorik olarak meşruiyet kavramı ile ilgilenmez. Bu noktada iktidarın sekülerleşmesi başlar. Machiavelli’den önce bütün filozoflar ve düşünürler “Meşruiyet Tanrı’dan gelir mi, gelmez mi?” diye tartışırlardı. Machiavelli ise bunu umursamıyor. Onun için din mantıksal olarak analiz edilmez. Din bir amaç değil, bir araçtır: Bu düşünce burjuvaziye örnek olacaktır. “Kardinal Rouen bana İtalyanların savaşı anlamadığını gözlemleyerek, ona Fransızların devlet sanatını anlamadığını, aksi takdirde Kilise’nin bu kadar büyüklüğe ulaşmasına izin verilmeyecekleri anlamına geldiğini söyledim.” 33) Machiavelli, Niccolo, Prens, Atakay, Kemal(çev.), İstanbul: Can Yayınları, 2018. Machiavelli iktidar ekseninde ele aldığı siyaseti dinden ayırmaz. Hatta din, siyasetin emir eridir. Dinin teolojik anlamı üzerine düşünmeyen, dünyadan ayrı bir aşkın güçten kaynaklanıp kaynaklanmadığını sorgulamayan Machiavelli, dini sosyolojik bir öge olarak inceler. Dünyevi bir kurum olarak ele aldığı dine insani kökenler yükler Floransalı. Dinleri yaratanlar peygamberler ya da krallardır. Discorsi’de Romalıların din anlayışına ve dini kullanış biçimine övgüler düzerken, yüreklerde yaratılan Tanrı korkusunun “halkı iyi kılmada ve birlik içinde tutmada” 44) Machiavelli, Niccolo, Discourses on Livy, Oxford University Press-Classics, 2008. çok önemli bir işlevi olduğunu dile getirir.

Bodin Modern Devleti Fısıldıyor

Jean Bodin’in siyaset bilimine en büyük katkısı egemenlik kavramını siyasal düşünceye armağan etmesidir. Bodin’e göre egemenlik, devletin özüdür. Devletin varlığını sağlayan temel ilkedir. Bu nedenle, egemenliğin olmadığı yerde devlet de yoktur. Bodin’e göre egemenlik mutlaktır: Hükümetin en yüksek gücü olan egemenlik, başkaları tarafından kısıtlanamaz. Egemenlik süreklidir: Bodin, egemenle hükümdarı karşılaştırmak için yazarların birçoklarını eleştirir. Çünkü ona göre, bir süre için sınırlı olan ya da geri alınabilen bir güç egemenlik değildir. Kral’ın biri özel, biri halka açık olmak üzere iki farklı kişiliği vardır. Buna göre Kral, onun ölümlü bedeni dışında ölümsüz olan siyasi gövdeye sahiptir. Bodin devleti egemenlik ve kralı egemen olarak tanımlayarak, meşruiyete modern bir anlam kazandırmıştı. İktidar auctoritas’ı kendi içinde barındırdığı için meşruluğunu Tanrı’dan değil, kendinden alır. Devlet doğrudan doğruya meşruluktur. Machiavelli ile benzer biçimde dini bir amaçtan ziyade egemenliğin pekiştirilmesi için bir araç olarak gören Bodin, “Fransa krallarının, hatta yöneticilerinin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğü yoktur.” 55) Bodin, Jean, Six Books of The Commonwealth, M.J. Tooley, Oxford, Basil Blackwell, 2011. diye yazıp bir tür laiklik anlayışına ulaşır.

****

Kilise gibi bir dönemin en büyük feodal beyliğine yönelik böylesine cüretkâr fikir ve politikaların üretilmesinin elbette ekonomik bir altyapısı vardı. Haçlı Seferleri’nin yarattığı tahribat sonucu doğan, feodalitenin evladı burjuvalar yıllar içerisinde konumunu güçlendirmişti.  Feodalitenin çürümeye başlayan ve hantallaşan yapısı, yeni ekonomik düzenin müjdecilerince parçalamaya başlamıştı. Kilise’nin siyasetteki etkinliğinin ve rolünün azaltılmasını öne süren fikirler de bu parçalanmadan cesaret alarak ortaya çıkmaktaydı. Marx burjuvaziyi tarihin gördüğü en devrimci sınıf olarak niteliyordu, haklıydı da. Kendi varlığına temelden karşı olan Kilise ve genelinde din olgusu ile savaşan burjuva ideolojisi; aynı esnada en büyük düşmanını – zamanında Roma İmparatorluğu’nun yaptığı gibi – kendi iktidar aygıtlarından biri haline getirmenin çarelerini arıyordu.

*Kapak resmi: Prometheus Carrying Fire – Jan Cossiers / Prado Müzesi https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Jan_Cossiers_-_Prometheus_Carrying_Fire.jpg
Bu yazıya referans verin: Selim Cankara (22 Temmuz 2020), "Meşruiyetin Evine Dönüşü yahut Göksel Krallık’ın Çöküşü", Nimbus, Erişim tarihi: 15 Mayıs 2021, https://nimbuskultursanat.com/tomurcuk/mesruiyetin-evine-donusu-yahut-goksel-krallikin-cokusu/.
Referanslar
  • Ağaoğulları, Mehmet Ali, Sokrates’ten Jakobenler’e Batı’da Siyasal Düşünceler, İstanbul: İletişim Yayınları, 2015.
  • Machiavelli, Niccolo, Prens, Atakay, Kemal(çev.), İstanbul: Can Yayınları, 2018.
  • Machiavelli, Niccolo, Discourses on Livy, Oxford University Press-Classics, 2008.
  • Bodin, Jean, Six Books of The Commonwealth, M.J. Tooley, Oxford, Basil Blackwell, 2011.
 
close

Selam 👋
Seni Nimbus'ta gördüğümüze çok sevindik!

Nimbus'ta yayınladığımız içerikleri düzenli aralıklarla posta kutunda görmek istersen, formu doldurabilirsin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yapın