Kapalı ?Okurun Notları

Kim Gözleyecek Gözcüleri?

The Killing Joke ve V for Vendetta’nın da yaratıcısı Alan Moore ve Dave Gibbons, 1986’da tüm çizgi roman dünyasının erdem ve kahramanlık diskurunu değiştirecek bir roman yarattı. Watchmen, ilk bakışta tüm diğer çizgi romanlarla yeknesak bir görüntü çizerken, ürpertici havasıyla en dikkatsiz gözlerden bile kaçmayacak bir tekinsizliğin içine sokmakta okuyucusunu. Soğuk Savaş’ın son dönemlerinde geçen bu öykü, özellikle Captain America’nın hem İkinci Dünya Savaşı’nda hem de sonrasında üstlendiği “Hür Dünya” propagandasını ve yeniden ürettiği jeopolitik söylemi sarsacak yeni bir tür çizgi romanı ortaya çıkarttı. Pelerinli infazcıların, savaşın gittikçe yoğunlaştığı bu dönemde, tüm erdemsizlikleriyle yaklaşan felaketi engellemeye çalışmaları üzerinde ilerleyen Watchmen, aynı zamanda Moore’un hikâyenin içine işlediği uluslararası ilişkiler kavramlarıyla da pekişmekte.

Watchmen, “kahramanların” Komedyen’in ölümünü araştırmak için harekete geçmelerinden başlayarak Soğuk Savaş’ın hüküm sürmekte olduğu alternatif bir gelecekte geçmekte. Dönemin Amerikan romanlarının umutlu liberal havasından uzak; Doomsday Clock, M.A.D., nükleer silahlanma ve özellikle sıklıkla başvurulan caydırıcılık ilkesi gibi uluslararası ilişkiler kavramlarını da kapsayarak daha eleştirel bir politik söylem oluşturuyor. Çizgi romanın her yeni bölümünün ilk sayfasında “gece yarısına” gittikçe yaklaşmakta olan saat, Sovyet-Amerikan gerginliğinin neden olacağı kıyametin yakınlığını da göstermekte. Burada Moore özellikle silahlanma yarışında en güçlü silaha sahip olmanın yaratacağı düşünülen caydırıcılığı Dr. Manhattan’ın üstüne yüklüyor. İki süper gücün silahlanma yarışında ulaşmaya çalıştığı mutlak silahın “caydırıcı” olmayacağının, hatta bu yolla Karşılıklı Garantili İmha’nın (M.A.D.) konsolide edileceğinin belirtildiği roman oldukça eleştirel bir dile sahip.

Time Dergisi’nin en iyi 100 romanı arasına giren Watchmen aynı zamanda karakterlerinin tüm grilikleriyle, mutlak iyi ve erdemli süper kahramanların hakimiyetini bitiriyor. Toplumun adalet arayışını yozlaşma perspektifinden ele alan bu çizgi romanda her bir karakter farklı bir düzleme oturulmuş. Dr. Manhattan’ın ulvi amoralliği, Rorschach’ın muhafazakâr ahlakçılığı ve Ozymandias’ın liberalizmle harmanlanmış narsistliğiyle, yayınlandığı tarihe kadar benzeri görülmemiş bir seyir izlemekte. Bu alternatif gerçeklikte Nixon’ın 16 senelik otoriter başkanlığı altında polis ve infazcılar arasında sıkışmış, tüm erdeminden soyunmuş ve dünya gibi kutuplaşmış bu toplumun kurtuluşu, kendisi gibi yozlaşmış olan Gözcülere bırakılmış. Çizgi romanın en çok kendini tekrar eden “Kim gözleyecek Gözcüleri?” sorusu, kanun uygulayıcılarının ve siyasi elitlerin yozlaşan gücünün sınırlanmak istemesinden ortaya çıkmakta. Popüler kültürde Amerikan kahramanlığını ve otoritesini, süper kahramanların mutlak iyiliğiyle okuyucusuna yedirmeye çalışan serilerin aksine mutlak güçlünün mutlak iyi olamayacağı, keskin ve rahatsız edici bir biçimde işleniyor.

Watchmen, Komedyen’in öldürülüşünün teker teker tüm “süper kahramanların” yok edilmesiyle sonlanacağını düşünen Rorschach’ın, Keene Yasası’yla dağıtılan Gözcüleri tekrar birleştirmeye çalışmasıyla başlamakta. Dr. Manhattan’ın Mars’a sürgünüyle artan gerginlik, maskeli infazcılara suikast düşüncesini de güçlendirirken ABD’nin caydırıcılığını da azaltmakta. Kıyamete hızla giderken, Ozymandias sonuna kadar gerçek planını gizlese de Percy Bysshe Shelly’nin Ozymandias şiirinin alegorisiyle paralel olan karakteri, uğursuz planını afişe ediyor.  Bu noktada post-modern çağın yükselen otoriteryenizmiyle Ozymandias’ın kurduğu liberalizm maskesi ardında gizlenmiş totaliter tavrı, hem dönemin hem de günümüzün siyasi durumunu oldukça iyi yansıtmaktadır. Watchmen, 20. yüzyılda başlayıp bugüne kadar gelen dönemde yaşanan tüm çatışmaları, insanlık dramlarını ve yozlaşan mutlak gücü kara bir hiciv olarak ele alıyor. Bu şaka, romanın yayınlanmasından 35 sene sonra, tarihin sonunda da tüm uluslararası sistem üstünde hakimiyet kurmakta. Fakat post-modern çağla bütünleşmiş, onu bedenleştirmiş ve onun içinde erimiş Komedyen’den başka kimse anlamıyor şakayı.

 

Bu yazıya referans verin: Ekin Keleş (31 Aralık 2020), "Kim Gözleyecek Gözcüleri?", Nimbus, Erişim tarihi: 17 Eylül 2021, https://nimbuskultursanat.com/kapali/kim-gozleyecek-gozculeri/.
 
close

Selam 👋
Seni Nimbus'ta gördüğümüze çok sevindik!

Nimbus'ta yayınladığımız içerikleri düzenli aralıklarla posta kutunda görmek istersen, formu doldurabilirsin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yapın