Kapalı 🔒

Aklımda Deli Sorular

İçe çekilerek her türlü giriş ve çıkışı kapayarak kendimi bir düşmandan korursam onun beni yakaladığı duruma oranla daha özgür kalırım, fakat, onu yendiğim ya da yakaladığım duruma oranla daha özgür müyüm?1Isaiah Berlin, İki Özgürlük Kavramı; Cogito, sayı: 32, 2002, s221.

Doğa yasaları, kazalar, insanların eylemleri ya da insan kurumlarının tasarlanmamış etkileri tarafından engellenebilirim. Bu güçler, bana çok fazla gelebilir. Bunlar tarafından ezilmemek için ne yapmam gerek?2Isaiah Berlin, İki Özgürlük Kavramı; Cogito, sayı: 32, 2002, s217. 

Pandeminin ilk zamanlarında evlere kapandığımızda dünyanın her yerinden doğanın değişimini paylaştık; sular berraklaştı, görülmeyen dağlar görünür oldu. Havanın pussuz, dingin halini pencerelerimizden izledik; tıpkı büyükannesinin ona kek yapmasını izleyen küçük bir çocuk gibi izledik, doğanın kendini yenilemesini. “Biz” olmayınca ne güzel olduğunu, olabileceğini (burada “olabilmek” bir ümitsizlikten ziyade beceriyi, büyük olasılıklı umudu taşıyor) seyreyledik pencerelerimizden. Son yirmi sekiz yüzyılımızın en karanlık icadı bu masalsı dünyanın sayfasını yeniden, yeniden, yeniden çeviriyordu oysaki. Balkonlara bırakılan market poşetleri şahidiydi bizsiz olunca tertemiz olan havanın ve birilerinin eve kapanamadığının.

İçe çekilerek, azade bir huşu içinde kendimizi “korumak” hoş bir uğraş oldu. Bayramlara seyranlara düğünlere ve tatillere, hacılara ve dj’lere ve sokakta slogan atanlara kızdık. Hepsine aynı anda değil, birer birer ama hepimiz hep beraber içlerinden birilerini seçip kızdık onlara. Bir tane, biricik, azade ve her konuya kapalı, kendi içinde hür bir birey olamadığımız gerçeğiyle; bir kelebeğin kanadının da bizim meselemiz olduğuyla yüzleştik. Bu meseleye ve gerçeğe ise bireysel tepkilerle karşılık verebildik.

Toplumun ve doğanın bir olduğuyla bu kadar sıcak bir tecrübe yaşıyorken bireysel tepki vermek, bencillik midir? Yüzleştiğimiz şey esasında bencil yapımız mı?

Çeşitli takvimler 2021, Wikipedia

Wikipedia

Bir gezegenin içinde kapalı kalışımız, saymak gerek olan3Hasan Hüseyin Korkmazgil’in Ben Şimdi Kaç Kişiyim isimli şiirinden esinlenme bir sürü insanın olduğu bu gezegende bize sunulan, lütfedilen, izin verilen en ucuz, en kaliteli, en avantajlı, en ayrıcalıklı, en dayanıklı, en hesaplı, en yeni “normallerinden” birini seçebilme özgürlüğümüze mi delalet? “Zaten seçim yoktu” muydu? Yoktuysa; insan niye ümit eder? Vaatler üzerine kurulu düzenler kütüphanesi insanlık tarihinde, bu ümit icat mı edildi; keşif mi edildi? İcatlar yoktan mı çıkar ortaya? Var olmayan var edilir mi? Var olan keşfedilip manipüle mi edilir?

Bir düşüncenin kafamızdan geçmesinin kaç farklı sebebi vardır? Zaman, mekan, aile, çevre, coğrafya, topografya, taşlar ve sular ve ağaçlar yoksa kuşlar mı sokar o düşünceyi kafamızın içine? Kafamızın içinde kapalı duran o düşünce özgür müdür orada?

2021… 2020’yi, 2019’u, 2018’i beklediğimiz gibi bekliyor muyuz 2021’i?

Aklımda deli sorular, balkonuma konan güvercin getirmiş olmalı bu soruları oraya. Uçabilen, özgürlüğün ve barışın simgesi olarak seçtiğimiz; şu an balkonumda onun için koyduğum bir tas sudan içerken korkuluğa pisleyen güvercin getirmiş olmalı bu soruları. O çatı onun, bu çatı onun uçan, bana hiç çatı bırakmayan, mahallesinin kadim güvercini getirdi bu soruları. Uçtuğu için özgür olan güvercin ile süründüğü için hain olan yılanın metaforik masalsı dünyasında 2021’de altının son durumu ne olacak ile sayfalar çevriliyor yine. Altın kadar obsidyen de paha etseydi; yüzleşmelerimiz, kendimize tuttuğumuz aynalar bir anlam ifade eder miydi? Kuşlar kim bilir bize ne deli sorular getirirdi?

 

Bu yazıya referans verin: Deniz Şengenç (21 Aralık 2020), "Aklımda Deli Sorular", Nimbus, Erişim tarihi: 28 Ocak 2021, https://nimbuskultursanat.com/kapali/aklimda-deli-sorular/.
Referanslar
  • Isaiah Berlin, İki Özgürlük Kavramı; Cogito, sayı: 32, 2002
 
Deniz Şengenç
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji mezunu. Yapımcı ve yönetmen. İlk uzun metraj belgesel filmi “Yürümek”, 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterime girdi. Görüntü yönetmenliğini yaptığı “Katman” belgeseli, İtalya’da Roverato Uluslarası Arkeoloji Festivali’nden ödül aldı.

Yorum Yapın