AkışCadı Kazanı

Melanie Martinez, TikTok Çılgınlığı ve Genç Feminizm

Herkes bizim mükemmel olduğumuzu düşünüyor,
Lütfen perdenin arasından bakmalarına izin verme.
Fotoğraf, fotoğraf, fotoğraf için gülümse.
Erkek kardeşinle beraber poz ver, iyi bir kız kardeş olmayacak mısın?1Melanie Martinez, Dollhouse

2020’de hayatımızı baştan dizayn eden pandemiyle beraber, TikTok uygulaması, karantinada geçirdiğimiz zamana eşlik eden bir yere yerleşti. Ocak 2020’de 8,7 milyon kullanıcıya sahip olan uygulama, Ocak 2021’de 26,6 milyon kullanıcıyla faaliyet göstermeye devam etti2Gözde Ulukan, “Dijitalleşmenin arttığı pandemi döneminde, 10 mobil uygulamanın ülkemizdeki büyüme grafiği”, Webrazzi, https://webrazzi.com/2021/01/04/10-mobil-uygulamanin-ulkemizdeki-buyume-grafigi/. İçerik üretimi, eğlence ve paylaşım amaçlı kullanılan uygulamanın sahip olduğu bir diğer güç ise sanatçılar tarafından yayınlanan şarkı tanıtımları. Hem yaygın kullanımı hem de kullanıcıların yaş aralığı sebebiyle TikTok’ta popülerleşen şarkılarla hayatın her alanında karşılaşabileceğimiz bir hale geldiğimizi söylemek yanlış olmaz. Bu yazıda öncelikli olarak inceleyeceğimiz Melanie Martinez’in şarkıları da bu genellemede önemli bir yer kaplıyor. Öyle ki, şöyle bir çıkarıma yer verebiliriz: Kendisi hakkında cinsel istismar faili olduğuna dair iddiaların ortaya atıldığı 3-9 Aralık 2017 tarihlerinden sonra sanatçının Google üzerinde isminin en çok aratıldığı dönemlerin biri, pandeminin etkilerini iyice görmeye başladığımız Şubat 2020, diğeri ise dünya genelinde yeniden bir pik noktası yaşadığımız Mayıs 20203Google Trends verisi, https://trends.google.com/trends/explore?date=today%205-y&q=%2Fm%2F0qb4x22.

Kullanıcıların birçoğunun, yazının girişinde bir kısmına yer verdiğimiz Dollhouse şarkısıyla gerek aile içi gerekse sosyal yaşantıları esnasında maruz kaldıkları zorbalık ve istismardan bahsettikleri içerikler ürettikleri toplamda 48 bin 700 video söz konusu. Ayrıca TikTok, her şarkının farklı kullanıcılar tarafından yüklenmesine de izin verdiği için, bu sayı yalnızca resmi kaynak tarafından yüklenen sesin kullanılma sayısını gösteriyor. Kullanıcıların genellikle fiziksel görünüşlerinden memnun olmayışları ve çevrelerinden gördükleri zorbalıkları paylaştıkları “Hap diyeti, hap diyeti. Eğer sana yeni bir hap verirlerse onu satın alacaksın. Eğer kendini öldürmeni söylerlerse bunu deneyeceksin. Dünya üzerindeki tüm makyaj seni daha az hassas yapmayacak.” sözlerinin yer aldığı Sippy Cup şarkısının resmi sesi ise toplamda 17 bin 300 farklı videoda kullanılmış durumda4TikTok tarafından yayınlanan veriler.

Bu noktada durup bu yoğun paylaşım halinin olumlu ve olumsuz etkilerini incelemeliyiz. Öncelikli olarak şarkıların sözlerini incelemek gerektiğini düşünüyorum. Dollhouse şarkısı, annesini uyandırıp babasının başka biriyle beraber olduğunu ve erkek kardeşinin uyuşturucu kullandığını fark ettirmeye çalışan ancak annesinin umursamadığı bir kız çocuğunun gözünden başlıyor. Travmaların paylaşılmasının kıymetli olduğu, bir çeşit bilinç yükseltme haline evirilebileceği kanaatinde olsam da bu paylaşım durumunun çeşitli kontrol mekanizmaları eşliğinde işlemesi gerektiğini inkar etmek doğru olmaz. Çünkü öteki halde, yani hiçbir denetim mekanizması olmadan ve bir sosyal medya platformu aracılığı ile yapılan bu paylaşım, aynı şekilde tetikleyici ve rahatsız edici bir etkiye sebep olma potansiyeline sahip oluyor. Keza TikTok da bu sebeple içeriğindeki yazıda “kan, öldürmek, intihar, kendine zarar vermek, işkence, dayak, kesmek” gibi kelimeleri barındıran ya da bunları ifade eden görsellerin yer aldığı tespit edilen videoları anında platformdan kaldırmak ya da izleyicilere “rahatsız edici içerik” uyarısı vermek gibi yöntemlere başvurmayı tercih etti.

Bu noktada tekrar etmek istiyorum: Bu paylaşım halinin birçok olumlu etkisi de mevcut olabilir. Kişiler travmalarını iyileştirme noktasında paylaşma eyleminden yardım alabilir, başka kişilerse tecrübelerinde yalnız olmadıkları çıkarımını yaparak kendilerini daha rahat ve iyi hissedebilirler. Ancak sosyal medyada sıklıkla denk geldiğimiz “siber zorbalık”, tetikleyici içerik üretebilme ve yine özellikle 13-18 yaş arasında denk geldiğimiz intihar örnekleri, bu olumlu etkileri sağlayabilmek adına bir denetim mekanizmasını da geliştirmek zorunda olduğumuzu gösteriyor. Travma sonrası stres bozukluğu bir psikolojik rahatsızlıktır ve tedavisi psikiyatristler ve psikologlar eşliğinde gerçekleştirilmelidir, bu tedavi sürecine ek durumlar tabii ki olabilir ama böyle bir terapi halinden söz edemediğimiz olasılıklarda karşımıza oldukça sakıncalı durumlar çıkıyor.

Asıl meselenin, kadınların %58’inin dış görünüşünden memnun olmadığını belirttiği bir ülkede, örnek vermek gerekirse “Dramatik olma, sadece biraz plastik / Eğer çekici olmazsan kimse seni sevmez. / Patates kafalı kadın, bana söyle, güzellik acıya değer sözü doğru mu?” sözlerinin yer aldığı Mrs. Potato Head şarkısının özellikle genç kadınlar üzerindeki etkilerini incelemek olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu zamana kadar bahsettiğimiz TikTok uygulaması ve belli verilere ise, incelemek istediğimiz yaş grubunun belki de en sık tükettiği içeriklerin üretildiği bir uygulama olması ve yine aynı kadın grubunun Melanie Martinez şarkılarıyla büyük oranda TikTok aracılığıyla tanışmış olması sebebiyle yer verildi.

“Güzel ya da ünlü oldukları için değil, özgüvenleri için o kızlardan olmak isterdim”

2020 yılının Haziran ayında Peyton Cardoza, TikTok üzerinden kendi yazıp bestelediği Honey and Glass şarkısının bir kısmını paylaştı. Şarkı, TikTok üzerinden 3.4 milyon beğeni almasıyla beraber Temmuz ayında YouTube platformuna yüklendi. Ancak YouTube üzerinde yalnızca 36 bin beğeni aldı. İki ayrı platform arasındaki bu beğeni farkını birçok etkenle açıklamak mümkün ancak bana göre bu fark, esas olarak TikTok algoritmasının çalışma mantığından kaynaklanıyor. TikTok, diğer sosyal medya uygulamalarına kıyasla, “Keşfet” bölümünde yer alan içeriklerde çok daha nokta atışı ve kişiselleştirilmiş bir yöntem izliyor. Bu da basitçe şu anlama geliyor: Dans akımlarına ait videoları izliyor ve beğeniyorsanız daha çok dans videosunun, anksiyete ile alakalı videolara ilgi gösteriyorsanız konuya ilişkin daha çok videonun önünüze düşmesini sağlıyor. Neredeyse her sosyal medya uygulamasında bu algoritma sayesinde size özel hazırlanmış bir içeriği görüntülüyorsunuz.

Peyton Cardoza ve başarılı şarkısı Honey and Glass’a dönecek olursak, yine öncelikle sözlerini ve şarkıyı olabildiğince analiz ederek işe başlayacağız.

O, partinin canıdır ve içten içe biliyorum ki,
Kıyafetlerini çıkarttığında kimse irkilmez.

Şarkıda, Melanie Martinez’de de denk geldiğimiz gibi, dış görünüş ve beden unsurlarını önceliğe alarak bir nevi övgüde bulunulmaya çalışan bir kadından söz ediliyor. Melanie Martinez bunu “Güzel olmazsan kimse seni sevmez” diyerek yaparken Peyton Cardoza’da bunu “Kıyafetlerini çıkarttığında kimse irkilmez” şeklinde görüyoruz. Aslında kişinin kendisine yönelik beden dismorfisini de barındıran bu övme hali, karşısındakine de bir yönüyle sorumluluk yüklüyor diye düşünebilecekken, şarkının devamında bunun cevabını alıyoruz:

Onun gülüşü kızgın olmamı zorlaştırıyor,
Bu kadar üzgün olmam onun suçu değil.

Şarkının bu kısmına kadar “baldan ve camdan yapılmış olan” kadınların tasvirini dinliyor ve aklımızda bir görüntü canlandırıyorken, buradan sonra yazarın kendi hislerine inmeye başlıyoruz. Az önce beden dismorfisinden bahsetmiştik, burada ise bu dismorfinin kişinin hayatındaki olumsuz etkilerinden söz ediyoruz; kendisini üzgün hisseden, kızgın olmaya çalışan ancak ortada bir sebep olmadığını da bilen, bu yüzden duygusal bir karmaşa içinde kalmış bir kadın profiline rastlıyoruz. Daha sonrasında yazar, kendine dair anlatımına devam ediyor:

Öyleyse burada oturacak ve güneşin altındaki bu kızlara bakacağım,
Yağmur altında dans eden ve eğlenen,
Ve belki bir gün ben de geçmişi unuturum,
Ve böylece bal ve camdan yapılan kızlardan biri olurum.

Hem beslediği umuttan hem de bu umuda sahip olmasının gerekçesinden bahseden Peyton Cardoza, aslında olayın yalnızca dış görünüş ile alakalı olmadığını, aynı zamanda deneyimlerinin de bu “cam ve baldan yapılma olmama” halinde etkili olduğunu vurgulamış oluyor. Burada kastedilen fiziksel görünüşü itibariyle maruz bırakıldığı zorbalık mı, yoksa başka bir tecrübe mi söz konusu tartışması ise bilinmezlikte kalıyor.

Peyton Cardoza, şarkısında oldukça önemli noktalara parmak basıyor: “Cam ve baldan yapılma” olmanın kendini üzgün hissetmemek ya da mükemmel olmakla alakalı olmadığını, aynı şekilde kaç kilo olduğunun ya da nasıl göründüğünün de bu olma halini etkilemediğini açıkça belirterek, asıl etkenin, bu kişilerin “doğru” olduklarını bilme özgüvenine sahip olduğunu anlatıyor. Ancak bu noktada başka bir sorgulama içine giriyoruz: Eğer bu tespitimizde haklıysak, neden şarkının giriş kısımlarında fiziksel görünüşün toplum tarafından desteklenen hali anlatılarak övgüler sunuluyor? Neden “kıyafetlerini çıkarttığında kimsenin irkilmemesi” olması gereken ve güzel bir olay olarak canlandırılıyor?

Burada Peyton Cardoza’nın bir içsel çelişki yaşadığını düşünüyorum. Bir yanda doğru olduğunu bildiği, bu yüzden savunma çabası gösterdiği düşünceler, diğer yanda da engelleyemediği hisleri dolayısıyla oluşan düşünceler söz konusu. Bu ise dinleyiciye iki ayrı yol çiziyor: Eğer bu hikayenin mantıklı olan yanına yatkınsanız sizi gayet başarılı bir şarkı bekliyorken duygusal yanına yatkın olan kişiler içinse oldukça travmatik ve tetikleyici bir kurguya hazırlıklı olunması gerekiyor.

Akım içinde kaybolmak, akımla bütünleşmek, akımdan öteye geçebilmek

Şimdi en başa geri dönersek, Honey and Glass, TikTok’ta toplam 3.4 milyon beğeni aldı ancak şarkının kullanıldığı toplamda yalnızca 2021 video var. Peki, benzer konuları işlemelerine rağmen Melanie Martinez ve Peyton Cardoza arasındaki bu paylaşım farkını nasıl açıklayabiliriz? İşte tam da bu noktada incelememiz gereken başka bir kavram daha dahil oluyor: TikTok akımları. Akımlar, aynı temayı işleyen farklı kullanıcıların videoları için kullanılan bir kavram. Kullanıcıların çoğunluğuna göre, bir temanın akım haline gelmesi için birçok kez kullanılmış olması gerekiyor. Melanie Martinez’in şarkılarının büyük çoğunluğu, muhakkak en az bir akım içerisinde bulunmuş, bazılarıysa birden fazla akımın arka plan müziği olarak yer almıştır. Bahsi geçen akımlardan birkaçını paylaşmak gerekirse; Dollhouse şarkısı ile dışarıdan mükemmel görünen ailelerinin gerçek hallerinde kusurlu olduklarına, Sippy Cup şarkısı ile yeme bozukluğu ve beden dismorfisine dair deneyimlere, Pacify Her ile toksik ilişkilenme biçimlerine, Mrs. Potato Head ile toplumdaki güzellik algısına uyma çabasına, Strawberry Shortcake ile ise taciz ve istismara dair tecrübelere yer veren akımlar üretilmiştir. Ancak Honey and Glass şarkısına dair bilinen bir akım mevcut değildir, dolayısıyla kullanıldığı video sayısı da sınırlı kalmıştır.

Aslına bakılırsa her akımda yer verilen konular, feminist mücadelenin de gündemine aldığı ya da almaya çalıştığı konularla paralel olsa da kontrolsüz paylaşım ve akış hali, bu konuları gündemine alan kadın kullanıcıları mücadelenin bir parçası haline getirmemiş, aksine kullanıcıların bahsi geçen konularda feminizmin öngördüğü noktalardan uzaklaşmalarına sebep olmuştur. Örnek vermek gerekirse, kullanıcıların “Güzel olmak için ne yapmam gerek, acımasız olabilirsiniz” yorumunu katarak yüzlerini paylaştıkları videoların birçoğunda arka plan müziği olarak Mrs. Potato Head seçilmiş; anoreksik yeme bozukluğundan muzdarip olan kullanıcıların diyetisyene gitmeden önce kilolarını daha fazla gösterebilmek adına tavsiye istedikleri videoların arka planına ise genellikle Sippy Cup tercih edilmiştir. Yani akım içerisinde yer alan videoların bir kısmı tecrübe aktarımı olsa da azımsanamayacak bir kısmı toksik düşüncelerin yaygınlaşmasına öncülük eden niteliktedir. Bu yorumu yaparken niyetim asla söz konusu paylaşımları yapan kullanıcıları toksik olmakla veya toksikliği yaymakla suçlamak değil, biliyorum ki onlar da bambaşka fikirlere ve eylemlere maruz kalarak bu düşünce biçimine ulaştılar. Ancak bu hali nasıl tersine çevireceğimizi, yani Melanie Martinez şarkıları ve bu şarkılarla yapılan akımları nasıl sağlıklı bir noktaya taşıyabileceğimizi, aynı zamanda feminist mücadelenin bir aracı haline getirebileceğimizi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum.

Her ne kadar Melanie Martinez, şarkılarına çektiği video klipler ve canlı sahne performansları aracılığıyla, eserlerinin esas amacının kapitalizmin zorladığı dış görünüş anlayışını, patriyarkanın öngördüğü kusursuz aile formatını, cis-het erkeklerin kadın+’lar üzerinde kurmaya çalıştığı tahakküm çabasını eleştirmeye odaklansa da maalesef hayranlarının ürettikleri içeriklerin birçoğunda zıt yönde gelişen bir anlayış karşımıza çıkıyor. Bu da bizlere aslında meselenin Melanie Martinez ya da ürettiği eserler ile değil, sosyal medya platformlarının kullanımı ve kullanım esnasında var olan denetim mekanizmaları, hatta bir noktada ergen psikolojisinin sosyal medya uygulamalarıyla ne yönde şekillendiği ile alakalı olduğunu gösteriyor.

 

Bu yazıya referans verin: Nazlı İkra Öztay (19 Nisan 2022), "Melanie Martinez, TikTok Çılgınlığı ve Genç Feminizm", Nimbus, Erişim tarihi: 27 Kasım 2022, https://nimbuskultursanat.com/akis/melanie-martinez-tiktok-cilginligi-ve-genc-feminizm/.
Referanslar
close

Selam 👋
Seni Nimbus'ta gördüğümüze çok sevindik!

Nimbus'ta yayınladığımız içerikleri düzenli aralıklarla posta kutunda görmek istersen, formu doldurabilirsin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yapın